Muammer Demir

Stratejist
Son dönemde, tahvil piyasasında yaşanan gelişmeler global piyasaların odağında olmaya devam ediyor.
12 Nisan 2021

Global Tahvil Piyasası’nda Yaşanan Gelişmeler

Global Tahvil Piyasası’nda Yaşanan Gelişmeler
Son dönemde, tahvil piyasasında yaşanan gelişmeler global piyasaların odağında olmaya devam ediyor. Özellikle, küresel tahvil piyasasında ABD ve Almanya tahvilleri güvenli liman olma özelliği ile ön plana çıkarken, bu ülke tahvillerinde yaşanan gelişmelerde risk iştahının seyrine dair ipuçları aranmaya devam ediliyor. Yaşanan pandemi döneminde, Gelişmiş ülke merkez bankalarının ve hükümetlerin uyguladığı genişlemeci politikalar, ekonomik büyümenin daha hızlı toparlanabileceğine dair artan iyimser beklentiler, emtia piyasasında arz-talep dengesizliğinin fiyatlamalara yansıması ve artan enflasyon beklentileri, tahvil piyasasında iç dinamiklerde hareketliliği artırdığı görülüyor. 
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı ve yerel Fed başkanlarının 2020 yılı son çeyreğinden itibaren yaptıkları açıklamalarda, ilerleyen dönemde tahvil getirilerinde yükselişlerin görülebileceğini işaret etmişlerdi. Fed tarafında başkan Powell olmak üzere yerel Fed başkanların tahvil getirilerinde yaşanan artıştan dolayı endişe duymadıklarını son dönemde fazlasıyla dile getirdiklerini görmekteyiz. ABD’de enflasyon beklentilerini dikkate aldığımızda, tahvil getirilerinde yukarı yönlü eğilimin kısa vadede devam etmesi beklenebilir. İlerleyen dönemde, piyasa oyuncuları ile banka arasında ayrışmanın tekrar gündeme gelmesi başta ABD piyasaları olmak üzere global piyasalarda riskli varlıklara eğilim isteğini bir miktar baskılayabilir.
 Bu tarz gelişmelerin gündeme gelmesi, finansal enstrüman fiyatlamalarında volatilitenin artmasına neden olabilir. Gelişmiş merkez bankaları tarafında ise varlık alımları ile ilgili büyüyen bilançoların nasıl normalleşeceği yada normalleşme noktasında nasıl bir yol haritası izleneceği ise merak konusu. Son dönemde, FED ve ECB bazı yetkilileri tarafından gelen açıklamalara bakıldığında, bankaların bu konuda aceleci davranmayacaklarını ifade etmeleri, tahvil piyasasında kısa vadede rahatlamaya neden olduğu görülüyor. Ayrıca, IMF ve Dünya Bankası’nın birlikte düzenlediği bahar toplantılarında gelişmiş ülkelerin genişlemeci politikalarına son verirken daha dikkatli davranmaları ve iletişim kanallarını çok iyi kullanmaları gerektiği vurgulanırken, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında ayrışmanın en aza indirilmesi yönünde mesajların tekrarlandığı gördük. Bazı, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinden gelen, bankanın varlık alımlarını bu yılın 3.çeyreğinden itibaren azaltabileceği yönündeki şahin söylemler piyasalarda kısa süreli oynaklığın artmasına neden olduğu görüldü. Bu bağlamda, merkez bankalarının varlık alım programları, hükümetlerin ise teşvik programlarını nasıl sona erdireceği ve nasıl bir politika izleyeceği merak konusu olmaya devam edecek. 

Image titleGrafik-1: Bazı ülkelerin 10 yıllık tahvil getirileri ve yılbaşından bu yana getiri performansları (%)  Görüldüğü üzere yılbaşından bu yana tabloda yer alan ülke 10 yıllık tahvil getirilerinin ortalamasının üzerinde olduğu izleniyor. Sadece Çin 10 yıllık tahvil getirisi ortalamasının hafif altında olduğu izleniyor. 

Image titleGrafik-2: Bazı ülkelerin 2 yıllık tahvil getirileri ve yılbaşından bu yana getiri performansları (%)

Image titleGrafik-3: ABD tahvilleri arasında makasa bakıldığında, 10-2 yıllık spread 150 baz puan, 10-5 yıllık spread 78 baz puan,30-10 yıllık spread 66 baz puan ve 10 yıllık tahvil getisi-3 aylık hazine bonusu spreadi 164 baz puan olarak gerçekleştiği izleniyor. 

Image titleGrafik-4: ABD’de 2, 5 ve 10 yıllık enflasyona endeksli tahvil getirilerine bakıldığında, ilerleyen döneme dair enflasyon beklentilerinde artışların yüksek seviyede oluşmaya devam ettiği izleniyor. 

Image titleGrafik-5: ABD ve Almanya 10 yıllık tahvil farkına bakıldığında 197 baz puan civarında olduğu izleniyor. Genel olarak piyasada aradaki makasın açılması durumunun doların kuvvetlenebileceğine dair bir ortamın oluşabileceği, aradaki makasın kapanması durumunun ise Euro’nun kuvvetlenebileceğine dair bir ortamın oluşmaya başlayabileceği yönünde algılanıyor. 

Image titleGrafik-6: ABD 10 yıllık tahvil getirisi ve dolar endeksi arasında kısa vadede korelasyona bakıldığında (22 günlük)  korelasyonun pozitif bölgede olduğu fakat arada sınırlı bir korelasyon olduğu izleniyor. 

Image titleGrafik-7: MOVE Endeksi’nin son 5 yıllık hareketleri gösterilmiştir.  MOVE endeksi Merrill Lynch yatırım bankası tarafından geliştirilmiş bir oynaklık beklenti endeksi dir. Endeks, ABD Hazine tahvillerinin 30 günlük süre içindeki oynaklığına ilişkin piyasa tahminlerini yansıtmaktadır. Endeksin hareketi tahvil piyasasında yaşanan riskler ve volatilitenin nereye evrilebileceği yönünde tahminler açısından yakından takip edilmektedir. Endeksin 61 değeri civarında hareketine devam ettiği izleniyor


Değerlendirme;

Eskiden sadece risk iştahının ne tarafa evrileceği konusunda yakından takip edilen ABD tahvil getirileri son dönemde, faiz patikası, enflasyon ve risk iştahı noktasında gündemde olmaya devam ediyor. Bu kadar çok öğenin yüklendiği, ABD 10 yıllık tahvillerinde son dönemde oynaklık artış gösterse de Fed üyelerinden gelen açıklamalar kısa vadede ısınmaya karşı piyasaları soğutmaya devam ettiği izleniyor. 
ABD’de büyüme ve makroekonomik verilere yönelik artan iyimser beklentiler ve atılan adımlar- teşviklerin ile birlikte ekonominin ivme kazanabileceğine dair tahminler nedeniyle ABD tahvil getirilerinde kısa vadede yukarı yönlü eğilimin devam edebileceğini öngörüyoruz. FED’in bir müddet daha bekle-gör politikasına devam edeceğini düşünüyoruz. Artan ABD tahvil getirilerinin GOÜ borçlanma maliyetleri açısından daha fazla maliyet demek olduğunu göz ardı etmiyoruz. Ayrıca, ilerleyen dönemde tahvil piyasasında oyuncular ile FED arasında tekrar bir ayrışmanın olup / olmayacağının yakından takip edilmesi gerekiyor. Geçmiş dönemlerde bu tarz durumlarla karşı karşıya kalınmış ve piyasalarda farklı senaryoların gündeme geldiğini görmüştük. 
Genel olarak büyük resimde, finansal enstrümanların fiyatlamalarında aşırı ısınmanın, kısa-orta vadede sistematik ve yapısal riskleri gündeme getirebileceğine dair senaryoları değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu bağlamda, gelişmiş ülke merkez bankalarına daha fazla iş düşeceğini ve sözel yönlendirmenin daha fazla anlam/önem kazanacağını öngörüyoruz. Ayrıca, gelişmiş ülkelerin tahvil piyasasına dair düzenlediği ihaleler ve Enflasyon datalarının seyrini yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.


Kaynak: InvestAZ Araştırma ve Bloomberg


UYARI NOTU: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

SembolSonFarkFark%
SembolSonFarkFark%
SembolSonFarkFark%
SembolSonFarkFark%

*RİSK UYARISI:

KAS İşlemleri 2021 yılı 3.çeyrek dönemi itibariyle kâr eden müşteri oranı %41,67 zarar oranı: %58,33'dir. Forex piyasası kaldıraçla çalışan bir yatırım piyasasıdır, dolayısıyla yüksek seviyelerde risk içerir. Kazanç fırsatı sunduğu gibi, ciddi kayıplara yol açabilir. Yatırdığınız tutarı kaybetmenize neden olabilir. Forex, her yatırımcı için uygun bir piyasa olmayabilir. Piyasanın içerdiği riskleri tam olarak anladığınızdan emin olunuz. Kaldıraçlı işlemlerde kaldıraç oranı azami 10:1 olarak uygulanır. InvestAZ Menkul Değerler A.Ş. ürün ve faaliyetleri ile etkinliklerinden sizleri haberdar etmek için iletişime geçebilir.