Share This Article
Stop Loss’un neden bu kadar önemli olduğu sorusunun cevabı aslında son derece nettir: Çünkü piyasalar kusursuz değildir.
Finansal piyasalar; belirsizlik, hız ve insan psikolojisinin iç içe geçtiği yapılardır. Hiçbir analiz, hiçbir öngörü yüzde yüz doğruluk taşımaz. İşte bu noktada Stop Loss, bir tercih değil; risk yönetiminin temel taşıdır.
Piyasaların Değişmeyen Gerçeği: Volatilite
Hangi piyasada işlem yaparsanız yapın — hisse senedi, kripto, emtia ya da döviz — fiyatlar her zaman rasyonel hareket etmez. Ani haberler, algoritmik işlemler ve toplu psikoloji, fiyatların beklenmedik yönlere savrulmasına neden olabilir.
Bu ortamda bir pozisyona duygusal bağ kurmak ya da “nasıl olsa geri gelir” düşüncesiyle beklemek, yatırımcının kendine atacağı en pahalı adımdır. Stop Loss, sizi bu duygusal tuzaklardan uzak tutan en net sınırdır.
Zararın Matematiği Affetmez
Zarar, küçük başladığında önemsiz gibi görünür. Ancak kontrol altına alınmadığında, telafisi giderek zorlaşır:
- %10’luk bir kaybı telafi etmek için %11 kazanç gerekir.
- %50 zarara giren bir pozisyondan çıkabilmek için sermayenin iki katına ihtiyaç duyulur.
Stop Loss, bu noktada devreye girer ve sizi gerçekçi olmayan beklentilerle verilen zor kararların önüne geçer. Küçük bir kayıp, büyük bir yıkımı engeller.
Stop Loss Sadece Zarar Kesmek Değildir
Stop Loss aynı zamanda sermayeyi serbest bırakmaktır. Zararda bekleyen para, aktif değildir. O sermaye başka bir fırsatta değerlendirilebilecekken, hatalı bir pozisyonda kilitli kalır.
Disiplinli yatırımcı, yanlış pozisyonu kabullenir ve yoluna devam eder. Çünkü piyasalar her zaman yeni fırsatlar sunar; önemli olan o fırsatları değerlendirecek nakitte ve zihinsel berraklıkta kalabilmektir.
Disiplin, Analizin Önündedir
En iyi analizler bile, disiplinle desteklenmediğinde anlamını yitirir. Profesyonellik; fiyat hareketine değil, önceden belirlenmiş plana sadık kalabilmektir.
Bir işleme girmeden önce şu üç unsur net olmalıdır:
- Giriş seviyesi
- Hedef noktası
- Zarar durdur seviyesi
Ve fiyat stop noktasına ulaştığında, tereddüt etmeden planı uygulayabilmek gerekir. O an verilen karar, yatırımcının karakterini belirler.
“Stop Oldum, Sonra Döndü” Yanılgısı
Bir işlem stoplandıktan sonra fiyatın yön değiştirmesi, Stop Loss’un gereksiz olduğu anlamına gelmez. Bu düşünce, emniyet kemeri takıp kaza yapmadığı için “kemere gerek yokmuş” demekle eşdeğerdir.
Stop Loss’un amacı her hareketi yakalamak değil, oyunda kalmayı sağlamaktır.
Sonuç
Piyasalar hızlıdır, belirsizdir ve çoğu zaman acımasızdır. Bu nedenle duygularla değil, kurallarla işlem yapılır. Stop Loss’u bir kayıp olarak değil, işin doğal maliyeti olarak görmek gerekir.
Unutmayın:
Küçük zararlar, büyük felaketlerin önüne geçer.
Uzun vadede kazananlar, en çok bilenler değil; riskini yönetenlerdir.
